KaŞağı

kasagi_omer seyfettin 

Kitabın adı: Kaşağı

Kitabın yazarı: Ömer Seyfettin

Kitabın konusu: Kardeşine iftira atan bir çocuğun pişmanlığı.

İlk blog yazımı, Ömer Seyfettin’in Kaşağı hikayesi üzerine yazıyorum. Hikayenin özetini çıkarmaya çalıştım. Hikayede olduğu gibi çocuğun kendi dilinden, birinci kişi üzerinden anlattım. Çok güzel bir hikaye. Mutlaka okunmalı.

Annem , İstanbul’a gitmişti. Benden bir yaş küçük olan kardeşim Hasan’la Dadaruh’un yanından hiç ayrılmıyorduk. Dadaruh at bakıcısıydı. Atlarla ilgilenmek hoşumuza gidiyordu. Hele tımar en zevkli işti.

……- Ben de tımar yapmak istiyorum.

DADARUH- Daha küçüksün.

…..- Yapacağım.

DADARUH- Büyü de öyle.

……- Ne zaman?

DADARUH- Boyun at kadar olduğu zaman.

At ve ahır işlerinden yalnızca tımar yapmayı bilmiyordum. Boyum atın daha karnına bile yetişmiyordu, ama en zevkli iş buydu. Bir gün Hasan’la Dadaruh dereye inmişti. Ben de ahıra gidip atlara tımar yapacaktım. Kaşağıyı aradım bulamadım. Sonra yeşil kutuyu gördüm. Yeşil kutunun içini açtım. İçinde parıldayan kaşağıyı aldım. Atlara tımar yapmaya başladım. Huysuzlandı sadece. Sadece tımar yaptığım at değil, bütün atlar huysuzlandı. Acıyor olmalı diye düşündüm. Sonra oluğun oraya gittim. Kasağının ucunu köreltmek için oluğun oraya sürttüm. Ucunu körelttikten sonra tekrar atları tımar etmeye başladım. Yine huysuzlandı. Sinirlendim ve tekrar oluğun oraya gittim. Elime olabileceği kadar büyük bir taş aldım. Ve kaşağının üstüne doğru vurmaya başladım. Kaşağı kırıldı ve oluğun içine attım.

Sonra eve gittim. Ertesi sabah babam ahıra uğramadan işe gitmezdi. Bu sabah da gitmedi. Ahıra uğradı ve oluktaki kırılmış kaşağıyı gördü. Sert bir sesle Dadaruh’a seslendi.

BABAM- Bu kaşağıyı kim kırdı?

Dadaruh- Bilmiyorum.

Babamın gözleri bana çevrildi. Ben de “Hasan, Hasan yaptı.” dedim. Ve eve koşa koşa Hasan’ı çağırmaya gittim. Babam Hasan’a bir daha evden çıkmayı ve ahıra gitmeyi yasakladı. Bir sabah Hasan hastalandı. Babam doktor getirmesi için atlardan birini kasabaya gönderdi. Doktor gelince kardeşimin kuşpalazı olduğunu söyledi. Babam ve annem o gece kardeşimin yanından hiç ayrılmadı. Ben de Hasan hastalandığından beri Pervin’in yanında kalıyordum. Uyuyamıyordum, uyusam bile rüyamda Hasan’ın hıçkıra hıçkıra ağladığını ve bana “iftiracı” dediğini görüyordum.

…….-Ben gidiyorum.

PERVİN- Nereye?

…..-O kaşağıyı ben kırmıştım. Babama anlatmaya gidiyorum.

PERVİN- Hangi kaşağıyı?

….- Geçen seneki kaşağıyı.

Diyerek Pervin’e ağlayarak olanları anlattım.

PERVİN- Onlar şimdi uyumuşlardır. Yat, uyu, yarın anlatırsın.

….-Tamam.

Yarın olmuştu babam ve annem ağlıyordu. Olanları anlamaya çalışırken kardeşim Hasan’ın öldüğünü ögrendim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s